Liglere verilen aranın ardından

Maçtan daha ziyade, maç öncesi Şairler Parkı’nda toplaşıp da maç öncesi demlenişimiz, bazı maçları hatırlamayışımıza ertesi gün gülüşümüz beni heyecanlandıran.

Maç biletin olmasa da bir derbi öncesi Kazan’a gidip havayı koklamak, denk gelirse bir derbi sonrası kafa kıyak halde halaya durmak beni mutlu kılan.

* * *

Yeni bir sezon daha başladı. ‘Liglere verilen ara’nın son günlerinde kaleme alınan bu yazının sahibi, işte o lig arasında kanserli hücrelerini temizledi (en azından öyle sanıyor). Zira sezon içerisinde fıtık, kanser, ses kısıklığı, asabiyet gibi birçok hastalığa sebebiyet veren takımımız sayesinde arınmak için iki üç ay ancak yetiyor. Bizler, yani bu hastalıklara bugüne değin sabırla ve irade göstererek direnen bünyeler, tüm bu bilince rağmen “yeniden yeni sezon gelse de kanser olmaya devam etsek” diye bekleşiyoruz.

Dedim ya beni galibiyetler, kupalar, şampiyonluklardan ziyade farklı şeyler heyecanlanıyor. Maç olmasa da neredeyse her gün Youtube’a girip arama çubuğuna “Karabük deplasman – Sevemez kimse seni”yi yazıp gaza gelişim yetiyor da artıyor bile (bazen yetmediği oluyor, kabul ediyorum).

Yoksa Gomez eskiden hangi takımdaydı bilmiyorum. 4-2-3-1’i sabaha kadar tartışacak engin bir futbol bilgim de yok benim. Entelektüel takılıp küfürsüz izleyebildiğim maç sayısının pek az olduğunu hatırlatmama zaten gerek yok. Top yuvarlak ama; bildiğim bu…

* * *

Planı – programı, işi – gücü, manitayı – arkadaşı bir kenara bırakıyor muyuz gençler? Lig başladı ve Karakartal sahaya çıkıyor, siyahhhh, beyazzzz, siyahhh, beyazzz!

 



Yorumlar kapatıldı.

YOU MAY LIKE