Çemberden sekmek ya da potaya girmek

Bütçe ve hedef gibi başlıklardaki eksikliği bugüne kadar dayanma gücüyle, coşkusuyla, sezon içi deplasmanda alınan bir derbi galibiyetiyle, günlük bir zaferle kapatan Beşiktaş taraftarının da artık kendisini potada güçlü hissetme zamanı gelmedi mi? Bana kalırsa geçiyor bile. Tarihi 50 sezonu bulmayan “deplasmanlı basketbol ligi”nde sonuncusu 2012’de olmak üzere sadece 2 kez şampiyonluk yaşamış siyah-beyazlı camianın potada bir dominasyon kurması için buna karar vermesi bile yeterdi. Bu kararı verebilmiş camianın ligde 8 sezonda 5 şampiyonluk yaşayıp tüm bunları 2015’de Final-Four görerek taçlandırması, dahası buraların her sezon doğal favorisi olabilecek bir yapıya kavuşmuş olması gerekli yerlere umarım biraz ilham vermiştir. Zamanı geldi ve geçiyor dedik. Sahibi “koyu Beşiktaşlı” olan ve Avrupa’da adından önce “Turkish powerhouse” sıfatı kullanılan o takımla birleşme fantazilerini bir kenara bırakıp, artık sahici adımları atmak gerekiyor.

Sol Bek fanzini takip edenler belki 2. sayıdaki yazımızı hatırlayacaklardır. Yiğiter Uluğ-Henrik Dettmann ikilisinin aslında bir şans olduğuna değinmiştik. Belki de “sahici adım”dan muradımız, bugünlerde adı Darüşşafaka Doğuş ile Uluğ’a daha iyi bir proje sunmak olmalı. Örneğin Euroleague’in bu sezon vereceği 4 “wild card”ın birine talip olmak. Ne de olsa tarihinde ilk kez Erman Kunter yönetiminde Euroleague oynamış hatta TOP 16’ya kalıp sezonu Fenerbahçe Ülker’in üstünde bitirme sevinci yaşamışlığımız var.

Bilindiği gibi Euroleauge’e katılım şartlarında değişikliğe gidildi. “A lisans” sahibi Anadolu Efes ve Fenerbahçe Ülker dışında Türkiye Basketbol Ligi’nde (TBL) şampiyon olan takım “B lisans”  ile Euroleague’e katılıyordu. Bkz: Galatasaray-2013. Ama yeni kriterlere göre Türkiye şampiyonu Euroleague’e doğrudan değil Euroleague organizasyonunun özel davetiyle (wild card) katılabilecek. Davetiye ise organizasyonun hesabına 300 ile 400 bin Euro arası bir para yatırdıktan sonra geliyor ve bu parayı yatırmak isteyen İngiltere, Fransa ve Almanya takımları mevcut. Ama hemen enseyi karartmayın çünkü wild card başvurusu yapmak için şampiyon olma şartı hatta play-off oynama kriteri bile aranmıyor. Geçen sezon EuroCup’a katılmak için para ödeyen Beşiktaş bu sezon neden Euroleague için aynı yola başvurmasın?

Lami cimi yok, o 4 “wild card”ın biri mutlaka Türkiye’ye verilecek. Ama hangi takıma? Finansal bir güç haline gelen Daçka, bu sene palazlanan Trabzonspor, Fenerbahçe Ülker’in Final-Four elini görüp arttıran Galatasaray kuvvetle muhtemel talepkar olacaktır. Beşiktaş’ın ise şimdilik farklı öncelikleri(!) var. Gel gör ki mızrak çuvala sığmıyor ve bir yerden başlamak gerekiyor. Her şey istemekle başlıyor. Umalım o başlangıç devam etsin ve futbolda Bilic’in ayrılmasıyla sonuçlanan o proje gibi yarım kalmasın. Belki o zaman Deron Williams bir tweetle selamlar o Euroleague takımını.



Yorumlar kapatıldı.

YOU MAY LIKE