Stan Hoca’nın Ayakkabıları

stan

Sene 1984, Stankoviç Fener’e kazandırdığı şampiyonluk ve kupalara ödül olarak Fener tarafından apar topar kapının önüne bırakılınca, Beşiktaş yönetimi kendisini “Stan Hoca” diyerek bağrına basmış, onu tam yetkiyle takımın başına getirmiştir.

Beşiktaş camiası Stan Hoca’ya öylesine sahip çıkacak, kendisine öylesine saygı gösterecektir ki Hoca’ya terbiyesizlik eden amigosunu bile aforoz etmekten çekinmeyecektir. Ancak takımla, oyuncularla olan ilişkilerinde, takım kuruluşunda, takıma taktik verişinde, takımı hazırlayışında Yönetim Kurulu’nca hiçbir müdahale ile karşılaşmayan Stan Hoca,  renkli basın tarafından gitgide Beşiktaş’ın başarıları ile özdeşleşecek; Beşiktaş’ın başarısı sadece Stankoviç’in başarısı olarak gösterilecektir. Gerçekte ise Beşiktaş’ın başarılarında Stan Hoca’nın da katkısı olmakla birlikte, bu başarılar yönetimi, taraftarları, oyuncuları ile birlikte Beşiktaş camiasının ortak başarısıydı.

Zamanla renkli basın ve Fener’in katkısıyla Stan Hoca’nın Beşiktaş’a ihaneti sağlanacaktı. Fener’den kovulduktan sonra Beşiktaş’ta gerçek bir yuva bulan, onurlandırılan, yeniden saygınlık kazanan Stan Hoca, gözünü kırpmadan Beşiktaş’a karşı sürdürülen suikastın piyonu olacaktı. Renkli basınının abartmaları bir süre sonra öylesine benimsenmeye başlamıştı ki zamanla Stan Hoca da Beşiktaş’ın başarısının yalnızca kendisinden kaynaklandığına inanmaya başlayacak ve Beşiktaş’ı küçümseme yanılgısına düşecektir. Evet, renkli basına göre Fener’den kovulmuştur; ama kendisi öylesine yetenekli, becerikli ve bilgilidir ki ‘çoluk çocuk’tan ibaret olan Beşiktaş’ı almış; zekası, bilgisi, disipliniyle liderliğe oynatmaya başlatmış ve sonunda şampiyon yapmıştır. Kısaca Stankoviç ‘çoluk çocuk’tan oluşmuş ‘arabacılara’ değil ancak ‘süper’ Fener’e layık bir ‘süper’ hocadır.

Sonuç olarak Fenerli renkli basının da kışkırtmalarıyla tam bir megalomana dönen Stan Hoca, kendisine maddi, manevi her şeyi veren Beşiktaş’a, gerçek bir yuvaya, ocağa ihanet ederek 1986’da yeniden Fener’e döner. Gerçekte bu ihanetini daha Beşiktaş şampiyon olur olmaz tezgahlamış ve Cumhurbaşkanlığı Kupası oynanmadan önce Fener’le gizlice anlaşmıştır. Bu olaylar öylesine kısa bir sürede  olmuştur ki şampiyonluk primi olan 20 bin Mark’ı alarak Beşiktaş’tan aceleyle ayrılmıştır. Öylesine bir aceledir ki Şeref Stadı’nın deposundaki malzeme dolabında bulunan ayakkabılarını bile almadan…

Bu ihanet karşısında tüm Beşiktaş camiası öfke içindeydi. Fakat Stan Hoca’ya en iyi cevabı Beşiktaş Malzemecisi Ahmet verecekti. Şeref Stadı’nın deposunda kilitli kalan ayakkabılarını Stan Hoca’ya gönderiyor ve içine şu notu ekliyordu: “Fenerbahçe’ye gitmekle büyük hata yaptınız, herhalde oradan kovulduğunuzu unuttunuz, sizi hepimiz çok seviyorduk ama siz bize oyun oynadınız, sahtekârlık yaptınız. Fenerbahçe’de hiç başarılı olamayacaksınız. Bu yıl Türkiye’de oldukça zor günler geçireceksiniz. Arayıp da bulamadığınız ayakkabılarınızı alın tepe tepe kullanın.”

Evet, malzemeci Ahmet bu notu yazarken hiç de falcılık yapmıyordu. Bir Beşiktaşlı olarak malzemeci Ahmet, Fener’in özellikle 1960’lı yıllardan sonra ne kadar vefasız olduğunu iyi biliyordu. Ama Beşiktaş’a ihanet eden, kim olursa olsun bir daha iflah olmazdı. Zaman ve olaylar malzemeci Ahmet’in ne kadar haklı olduğunu gösterecekti.

“Süper Fener”e koşa koşa giden Stan Hoca’nın sonunu çoğu sporsever iyi bilir. Beşiktaş’a ihanet eden Hocayı Fener, kısa bir süre sonra yeniden kovacak, bunun üzerine hoca büyük bir pişmanlıkla tekrar Beşiktaş’a dönmeye çalışacaktır. Ama Beşiktaş’a vefasızlık gösteren, ocağa ihanet eden kişilere Beşiktaş’ta yer yoktur.

Meraklısına Notlar:

Bosnalı defans oyuncusu ve teknik direktör Branislav “Branko” Stankoviç 31 Ekim 1921’de Saraybosna’da doğdu, 20 Şubat 2002’de Belgrad’ta öldü.

Stan Hocanın Türkiye macerası 1982’de başladı. İlk olarak Fenerbahçe’yi çalıştırdı. 1984’te ise Beşiktaş’ın başına geçti. İlk sezonunda eski takımı Fener’le kıyasıya geçen bir çekişme sonrası averajla lig ikincisi oldu. Stan Hoca kaybedilen şampiyonluğun sorumlusu olarak gösterilse de sözleşmesinin devam etmesi kararı verildi. Bu karar 1985-86 sezonunda bu kez averajla kazanılan bir şampiyonluk getirdi. Ayrıca 1984 TSYD Kupası, 1986 Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı da kazandırdı. Sezon sonu 1986 gizli bir transferle eski takımı Fener’e geri kazandırıldı. Ancak 1986-87 sezonu eski sezonlarını arattı. Ligin sonlarına doğru 4 maç üst üste kazanamayınca lig bitmeden takımdan kovuldu. Fener o sezonu 5. olarak bitirdi.

Stan Hoca’nın Beşiktaş’ta göreve başladığı 1984-1985 sezonu ayrıca Metin Ali Feyyaz’ın beraber oynadığı ilk sezondur.

1984’de Beşiktaş’ın aforoz edilen amigosu Orhan’dır. Stan Hoca takımın başında Şeref Stadı’nda antrenman yaparken, Amigo Orhan kafayı çekmiş elinde çiçek demeti, Stan Hoca’ya çiçek verecekti. Hoca disiplinli adam, Orhan’ı antrenmandan kovdu. Antrenmandan kovulan Orhan elindeki çiçeklerle Hoca’ya vurmaya başlar ve bir güzel pataklar. O günden sonra Kapalı’nın Amigosu Orhan bir daha stada girememiştir. Ancak birkaç yıl sonra Yeni Açık’ta görülmeye başlamıştır.



Yorumlar kapatıldı.

YOU MAY LIKE